Ana Sayfa Uzman Gözüyle Emlakçılar Odası Başkanından, Başbakan'a Mektup

Uzman Gözüyle

Uzmanların çeşitli konulardaki yazılarına bu bölümden erişebilirsiniz.

Tüm Makaleler
A B C Ç D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Emlakçılar Odası Başkanından, Başbakan'a Mektup


Aziz Kaçmaz
20.11.2008
4113 kişi okudu.

İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Sn.Sabri ATEŞ'in Başbakanımız Sn.Recep Tayip Erdoğan'a Mektubu;

Sayın Recep Tayip ERDOĞAN 
T.C. Başbakanı, Sayın Başbakanım,

15 Ekim 2008 Tarihleri arasında İstanbul'da 17 ülkeden katılan meslektaşlarımızla, ayrıca çok önemli yerli, yabancı yatırımcılar ve konuşmacılarımızla çok ses getiren
luslararası bir konferans düzenledik.

Türkiye'de bir ilk olan bu önemli toplantıda, gönlümüz ve gözümüz sizi aradı. Keşke gelebilseydiniz. Tabi ki aynı gün Bakanlar Kurulu toplantınızın olduğunu, gece gündüz demeden çalıştığınızı biliyor ve yakinen takip ediyoruz. Allah size güç versin ve yanınızda olsun. Ülkemizi dünyanın en ücra köşesine kadar tanıttınız. Dünyada bugün ekonomik istikrarsızlık hat safhaya geldiyse ve Türkiye ekonomisi S.O.S vermediyse başta siz ve kabinenizin sayesindedir. İnşallah dünyayı sarsan bu küresel krizinde sona ermesi en büyük arzu ve isteğimizdir.

Ülkemizin özellikle ihracatının %52'si Euro bölgesinedir. 2009 yılında bu bölgeye yapılan dış satımın en kısa zamanda ikamesi gerekmektedir. Bu çerçevede Devlet, Hükümet ve bizzat Şahsınız düzeyinde yaptığınız yeni Pazar arayışları çabanız takdire şayandır. Reel sektör temsilcileri bu çabanıza zaman geçirmeden iştirak etmelidir. Reel sektör çıkardığınız kanunlar neticesinde kendi imkanlarını artık ülkemizde de yeterince değerlendirmeyi düşünmeye başlama- lıdır. Bu fırsatı asla kaçırmamalıdırlar. Finans sektörü Mali disiplinden ayrılma- malıdır. Ancak, eski kötü alışkanlıklarıyla kredileri keserek veya geri çağırarak sisteme ve en fazla da kendilerine zarar vermemelidirler. Finans kesiminin kârları kriz dönemi olmasına rağmen bir önceki yıl rakamlarına ulaşmıştır. Bu yılki kârlar kuruluşlarından çekilmeyip, sermayelerine ilave edilerek finansal yapılarının güçlendirilmesi çok faydalı olacaktır.

Krizden hep birlikte çıkacağız. Herkes elini taşın altına koymalı ve gereğini yapmalıdır. Global kriz döneminde en önemli konulardan biri orman vasfını yitirmiş 2B tabir edilen arazilerin satışıdır. Bu araziler iyi incelendiğinde bunların tekrar orman vasfına dönmeleri mümkün değildir. Bunların üzerinde Otel, Tatil köyü, Sanayi, Toplu Konut vs. vardır. Buraları bu şekilde tasarruf edenler ülke ekonomisine önemli katkıda bulunmaları gerekirken, sistem dışı oldukları için ekonomiye katkıları maalesef olamamaktadır. 1974 yılından başlayarak 2006 sonuna kadar orman vasfını yitiren arazilerin toplamı 473 bin 419 hektar'a ulaşmıştır. Bu kangren olmuş konu muhakkak çözülmelidir. Haksız bir şekilde işgal edilen ve kullanılan bu yerler doğru değerlendirmeler yapılarak, doğru değerleri üzerinden ekonomiye kazandırılmasında sadece Türk milletinin menfaati vardır. Bunun dışında bir düşünceyi kabul etmek mümkün değildir. Orman vasfını yitirmiş arazilerin 22 bin 233 hektarlık bölümünde yerleşim yerleri mevcuttur. Tüm bu rakamlar ve tespitlerin ifade ettiği üzere bu alanlarda orman vasıflarından bahsetmek mümkün değildir. Açıkça belirtmek isterim ki, doğru değerlerden ekonomiye kazandırıldığında ulaşılacak ekonomik değerin 80 – 100 Milyar USD'nin üzerinde olduğu, bu yapılanma ile eşitsizliğin ortadan kaldırılacağı, haksız kazancın sona erdirileceği, iş gücü ve istihdam yaratacağı aşikardır.

Sayın Başbakanım, uzun yıllardır dünya emlakçılarını yakından takip ediyoruz. Ayrıca uluslararası toplantılarda da Türkiye'yi en iyi şekilde temsil ettik. Biz Türkler gerçekten, insan olarak onlardan daha üstün vasıflarda olduğumuz gibi, çok büyük meziyetlerimizin yanı sıra zeki ve çalışkan olduğumuzda aşikardır. Bunu kendileri de biliyor ve görüyorlar. Bizim onlardan eksik olan yanımız ise mesleklere yeteri kadar önem verilmemesi, ayrıca kesin müeyyidelerin getirilmemesidir. Kendi mesleğimizi ele aldığımızda, mesleğimizin çok önemli işlevleri olduğunu biliyor, ama mesleğimizin kayıt dışı olarak idame edilmesine de engel olamıyoruz.

Sayın Başbakanım, 1956 yılında Türkiye de bir ilk olarak kurulan İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Cemiyeti 1962 yılında Emlak Komisyoncularına ait Esbabı Mucibeli Kanun Tasarısını hazırladığı malumdur. Esbabı Mucibe Lâyihası'ndan bazı önemli maddelere de değinmeden geçemeyeceğiz. 

Madde 1  Milli iktisadiyatımız cephesinden :

A-) Gayrimenkul satışlarında hakiki değerin tespiti ve gayrimenkûl servetin değerlendirilmesi, hakiki değer kontrolünün yapılabilmesi.

B-) Komisyonculara tahmil edilecek mes'uliyetler muvacehesinde;Gayrimenkûllerin tapuya hakiki kıymet üzerinden tescilisuretiyle tapu harç ve kaçakçılığının önlenmesini temin etmek, böylece devlet varidatının fazlalaşmasına âmil olmak.

C-) Takdir komisyonlarına, Emlâk Komisyoncularından bilirkişi olarak üye almak suretiyle, takdirdeki isabeti temin etmek, böylece sun'î kira ve bina buhranlarının doğmasına mâni olmak.

D-) Müttehaz tedbirler muvacehesinde fiyatların yükselmesi ve parakıymetinin düşmesine mâni olmak, malî iktisadiyatımızı sağlam bir bünyeye sahip kılmak ve paramızın itibar ve kıymetinin korunmasını sağlamak.

Madde 2  Vatandaşın hak ve hukukunun vikâye ve himayesi cephesinden: Alım, Satım ve kira mukavelelerinde ferde emniyet ve itimat sağlamak istismarcı Komisyoncular elinden kurtarmak.

Madde 3  Mesleki cepheden ; İhdas edilecek mevzuat muvacehesinde emlâk alım satımlarında mesleğe yaraşır tarzda önderlik etmenin imkân dahiline girmesi ve meslekî ehliyetin teessüsü ile meslekî şeref ve itibarın tahtı temine alınması ve ehliyete bağlanmasıdır.

Yukarıda izahına çalıştığımız Kanun Tasarısına 1962 yılında ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır.O tarihlerde bu derneğin kuruculuğunu yapan değerli büyüklerimizin isimlerini de zikretmeden geçemeyeceğiz.

Emekli Albay Adil ARASLI, Mustafa Recep BAŞMAN, Avram ÇONGALİS, Ceyhan URAS, Hayrettin Doğan KAYALI, Ali KURTOĞLU, Sezer KUŞCU, Nazif ŞAHİN, Vasil Maran GUDAKİS, Talip YILMAZ, Kemal Akın DURAN, Sava KLOSOPULOS, Kamil ŞAFAK, Hasan EKMEKÇİOĞLU, Münir MALKİ, Rıfat KÖKER, Ali SUCU, Atilla ALTIKULAÇOĞLU, Nazif YANAR, Muhittin ŞAHİN, Nermin VAREN, Mehmet GİDER, Feride KIZILIRMAK, Ertem YONTARKOL, Rıdvan CEBECİOĞLU, Leon SAYKI, Sefer AYCİBİN, Ahmet GÜLŞEN, Naci ÖKTEM, Cahit Ziya KAPRAN, Nazmi GÜLEN, Mustafa ÇÖMLEKÇİ, Şahabettin KAPRAN ve Kezban KIZILIRMAK.

Yukarıda isimleri yazılı Büyüklerimizden hayatta olmayanlara ALLAH'tan Rahmet , hayatta olanlara da sağlıklı , uzun ömürler dileyerek minnet ve şükran duygularımla isimlerini yâd ediyoruz.

Görüldüğü gibi çok uzun yıllardır, Emlak Komisyoncularının disipline edilmesi yönünde kanun çalışmaları yapılmış ise de maalesef bugüne kadar arzu ettiğimiz EMLAK KOMİSYONCULUĞU VE MÜŞAVİRLİĞİ KANUN TASARIMIZI hayata geçiremedik.

Sayın Başbakanım, Kanarya sevenler derneği niteliğindeki, hiçbir yaptırım gücü olmayan derneklerden kurtulup, kamu kurumu niteliğinde Oda olabilmek için Ben ve mesleğe kendini adamış meslektaşlarımla birlikte hareket ederek, 1995 yılından itibaren çalışmalara başladık.

Ancak aradan yıllar geçtikten sonra 24.06.1997 Tarihinde Esnaf Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu bizzat Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Ali Rıza GÖNÜL nezaretinde toplanarak, 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu'nun, 3153 sayılı kanunla değiştirilen 6.ıncı maddesi gereğince 16 Aralık 1987 tarih 19666 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7 nolu kararıyla "Emlak Komisyonculuğu" meslek dalını listenin B-Hizmetle ilgili Meslek Kolları bölümünün 6.ıncı sırasındaki "Muhtelif" hizmetler koluna dahil edilme- siyle Resmi Gazete'de ilan edilmesine karar verdi.

25.06.1997 Tarih 32479 sayıyla Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme Genel Müdürlüğü'ne gönderildi. Sanayi Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü 25.06.1997 tarih 32488 sayıyla 9 nolu kurul kararını Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonuna gönderdi. Konfederasyon ise bu kararı birliklere 61 sayılı genelge yaptı. İstanbul olarak 21.07.1997 tarihinde Oda kuruluş tutanağımızı Sanayi Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü'ne gönderdik. Maalesef hemen akabinde hükümet değişikliği yapıldı, göreve gelen yeni Sanayi Bakanı, disiplin altına girmeden çalışmak arzusunda olan kötü zihniyetli kişilerin baskısıyla kararı yayınlatması gerekirken, sumen altı yaptırarak kararın yayınlanmasına mani olmuştur.

Bu konuda, o tarihte yeni göreve gelen Başbakan'a ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na sıkıntılarımızı ihtiva eden, dilekçe gönderildiği ve yayınlanması talep edildiği halde bir netice alınamadığından dolayı, Cumhurbaşkanımızı bizzat ziyaret ederek, konumuzda ne kadar haklı olduğumuzu anlattıysak da maalesef Resmi Gazete'de yayınlanmasını sağlayamadık.

Tek yol kalmıştı, O da Türk mahkemelerinde meslektaşlarımızın haklarının aranmasıydı. Ankara'da Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Başbakanlık aleyhine kararımızın Resmi Gazete'de yayımlatılması yönünde ilgili İdari Mahkemesinde şahsım olarak dava açtım. Ve davayı kazanarak, dava sonucunda mahkeme kararın uygulanması yönünde hüküm vermiş olup, bu karara istinaden 22 Ocak 1999 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu davada bana inanarak görevi üstlenen ve davaları açan Sayın Av. Lale YAŞAR' ın da ismini zikretmeden geçemeyeceğim. Tüm bu aşamalardan sonra Türkiye genelindeki illerde bulunan derneklerin önünü açarak bunların kamu kurumu niteliğinde Emlak Meslek Odaları olmalarını sağladık. Türkiye'de ilk olarak 05.02.1999 tarihinde İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Odası'nı kurarak mesleğimizin bir nebze olsun hukuki kimliğe kavuşmasına da vesile olduk.

Emlakçılık mesleği Dünya'da "itibar ve güven" mesleği olarak bilinmektedir. Gelişmiş ülkelerin, en gelişmiş ve önemli caddelerinde sizin de müşahade etmiş olacağınız gibi marka tekstil kuruluşları ve emlakçılar yer almaktadır. Türkiye' de ise durum tamamen tersidir. Emlakçılık; boş adam, ikinci iş, emekli işi olarak görünmektedir. Emlakçılığın en önemli sorunu "Güven" meselesidir. Mesleği disipline edemediğimiz için, müşterilerimiz nezdinde yetersiz emlakçıların veremediği hizmetlerden ötürü güven problemi doğmaktadır.

Sistem dışı çalışma had safhaya ulaşmıştır. İstanbul'da Maliye'ye kayıtlı 15 bin Emlakçının, sadece yaklaşık 10 bini Odamız ve İTO'ya kayıtlı olarak çalışmaktadır. Tespitlerde kayıt dışı çalışan Emlakçı adedinin 100 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu acı gerçek maalesef tüm Türkiye'yi kapsamaktadır.

Mortgage Yasası ile birlikte emlakçılık çok daha önemli bir konuma gelmiştir. Ancak, bir o kadar zorlaşmış ve grift bir hal almıştır. Ülkemizin dinamikleri de göz önünde bulundurularak önümüzdeki beş yıl içinde sektörde beklenen ekonomik büyüklük minimum 100 Milyar USD seviyesindedir. Bu rakamlara ulaşmak mümkündür ancak emlakçılık yapılanmamızı muhakkak rehabilite etmek, sistem dışı çalışmayı sonlandırmak gerekmektedir.

Sayın Başbakanım, yukarıda izah ve şikayet ettiğimiz gibi birilerinin hegemonyasından kurtarıp, mesleğimizi geliştiremiyor, kayıtdışılığı bitiremiyoruz. Ayrıca her önüne gelenin mesleğimizi ifa etmesini de kabullenemiyoruz. Sektörümüze ve ülke ekonomisine çok büyük zararlar veren , kan emici asalak ayakçıların temizlenmesi, sektörün yeniden disipline edilmesi, her isteyenin istediği zaman bu mesleğe giriş yapamayacak bir yapıya kavuşturulması hepimizin en büyük arzusudur.

Tabi ki gelişmiş ülke emlakçılarının düzeyine kavuşmak, mesleğimizi layıkı veçhilesiyle idame ettirmek, Oda çatısı altındaki meslektaşlarımızın ve tüm tüketicilerin en büyük arzusudur.Bu kadar yoğun çalışmalarınız arasında bu yazımı okumaya fırsat yarattığınız için şimdiden size teşekkür eder, mesleğin iyileştirilmesine yönelik olarak Türkiye genelindeki Oda Başkanlarımıza bir görev yüklenmesi halinde buna seve seve hazır olduğumuzu belirtir, tüm meslektaşlarımız adına saygı ve şükranlarımızı sunarız.

19.11.2008

İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı

Sabri ATEŞ

 

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yazın

Ad Soyad

Gsm

E-Posta

Yorumunuz

Güvenlik Kodu

captcha

IP Numaranız: 54.146.28.90
Not: Telefon ve E-Posta bilgileriniz yayınlanmayacaktır.
Kapat